top of page

Türkiye’de Yabancı Öğrencilerin Hukuki Statüsü, İkamet Süreçleri ve Vatandaşlığa Geçiş Rehberi - 3

Yazarın fotoğrafı: Av. Hasan Furkan Emiralioğlu
Av. Hasan Furkan Emiralioğlu
19 Mar
2 dakikada okunur

TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAZANILMASI SÜRECİNDE İKAMETİN KESİNTİSİZLİĞİ VE USULÜ


Türk vatandaşlığının genel yoldan kazanılması süreci, yabancı öğrenciler için mezuniyet sonrası kariyer planlamasının nihai ve en prestijli aşamasını teşkil etmektedir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, bir yabancının Türk vatandaşlığına başvurabilmesi için aranan en temel şartlardan biri, başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmiş olmasıdır. Ancak bu beş yıllık sürenin hesaplanması, sadece fiziksel olarak Türkiye sınırları içerisinde bulunmayı değil, aynı zamanda bu bulunuşun "yasal bir ikamet iznine" dayanmasını ve Kanun’un aradığı "yerleşme niyeti" kriterini karşılamasını gerektirmekte; bu durum ise özellikle öğrenci statüsünden çalışma iznine veya kısa dönem ikamet iznine geçen yabancılar için teknik bir hesaplama karmaşası yaratmaktadır.


Genel Yoldan Vatandaşlık İçin 5 Yıllık İkamet Şartının Hesaplanması


Vatandaşlık başvurusunda ikamet süresinin hesaplanması, 5901 sayılı Kanun’un Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 71. maddesi ve ilgili idari genelgelerle detaylandırılmıştır. Bu süreçte en kritik husus, ikametin "kesintisiz" olmasıdır. Kesintisizlikten kasıt, yabancının toplamda beş yıl boyunca geçerli bir ikamet izniyle Türkiye'de kalması ve bu süreçte izin süreleri arasında boşluk bırakmamasıdır. Öğrenci ikamet izniyle Türkiye’de bulunan bir yabancı için bu sürenin yarısı (1/2 oranında) vatandaşlık hesabına dahil edilmekteyken, çalışma izni veya aile ikamet izniyle geçirilen sürelerin tamamı hesaba katılmaktadır. Dolayısıyla, mezuniyet sonrası çalışma iznine geçen bir öğrencinin, öğrencilik yıllarının yarısı ile çalışma hayatının tamamının toplamının beş yılı doldurması gerekmektedir.


Ancak uygulamada, ikamet izinleri arasındaki geçişlerde yaşanan kısa süreli gecikmeler, tüm beş yıllık süreci sıfırlayabilmektedir. Danıştay 10. Dairesi, 18.01.2021 tarihli, E. 2016/13826 ve K. 2021/47 sayılı kararında, ikamet türleri arasındaki geçişin milimetrik bir hassasiyetle takip edilmesi gerektiğini şu şekilde vurgulamıştır:


"5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 11. maddesi ile anılan Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 71. maddesi uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda, davacının ikamet tarihlerinin kesintiye uğradığı ve kesintisiz olarak yalnızca (19) gün ikamet etmiş olduğu... anılan Kanun'da, ikamet türleri bakımından herhangi bir ayrıma gidilmediği gerekçesiyle bozmuş ancak karar düzeltme istemi kabul edilerek bozma kararı kaldırılmış ve İdare Mahkemesi'nin ret kararı onanmıştır."


Söz konusu karardan anlaşılacağı üzere, öğrenci ikametinden kısa dönem ikametine, oradan da çalışma iznine geçen bir yabancının, bu izinler arasında usulüne uygun başvurular yapmaması veya başvuruların reddedilmesi nedeniyle oluşan boşluklar, "kesintisizlik" ilkesini zedelemektedir. Somut olayda 19 günlük bir "yasal boşluk" dahi, yıllarca süren ikametin vatandaşlık başvurusu açısından geçersiz sayılmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu nedenle, öğrenci ikamet izni bitmeden statü değişikliği talebinin yapılması, hak kaybının önlenmesi açısından hayati öneme sahiptir.


Av. Hasan Furkan EMİRALİOĞLU

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page